Ozborn'dan Merhaba...

Ortaya karışık, akla, yüreğe ne düşerse buraçta...

Etiketler

15 Eylül 2008 Pazartesi

Hayat beni neden yoruyorsun...

Normalde kendisini hiç dinlemem...
Ama bu sefer bir şarkısının sözleri durumuma uygun düştü...
Nerde çalınıyor, durup kulak kabartmaya başlıyorum ve en derininden iç geçirmeye...

Hayat beni neden yoruyorsun, madem çok günah, oyunu sen bozuyorsun.
sebebi çook....
Evet, Serdar Ortaç'ın 'şeytan' şarkısı...

Ben kim Serdar Ortaç dinlemek kimken...

Hayat beni yoruyor...
Bunca zaman sonra sarsmadan, tereyağından kıl çeker misali olması gerekirken...
Acı ve mutluluk iç içe girmiş durumda...

Benim aşkımın yanında, pembe diziler, arabesk filmler halt etmiş vaziyette...

Can üzülür buna taş değil, çekilecek gibi aşk değil...

Aşk her daim çekilir, istenirde yanında bilmem ne bankasının en bi en büyük bonusundan daha çok bonusla geldiğinde bi dur olunur...

Bu kadar çok bonus bankanınki gibi harcanacak, kullanılacak bir bonus olmadığından, bonuslarımız küçücük aşkla çarpan yüreklerimize fazla gelmekte...

Hayatmı bunu yapıyor, yoksa bilmeden yaptığımız istekler mi, seçimler mi bilemiyorum...

Aşk güzel şey...
Sabaha yeniden umutla uyanmak...
Kalbin yeniden atması...
İçinin içine sığmaması...
Heyecan, mutluluk, gözyaşı...
Işıldamak...

Herşey herşey çok güzel...
Birisi için önemli olduğunu bilmek, merak edilmek, yeniden hiç sevilmemiş gibi sevilmek, gözlerde kendini görmek, aklında hep onun olması...
Geleceğe, hayata umutla bakmak...
Benden bize geçmek...

Yeniden susamak, yeniden nefes almak, yeniden bakmak ve görmek...

Ama ah, kahpe hayat beni neden yoruyorsun?
Yormadan, sarsmadan, üzmeden olmazmıydı? Olamazmıydı?

Eeee o zaman aşk olmazdı hele tutkulusundan hiiiç olmazdı !!!

Küçük kalbim aşkım için çarpıyor...
Hayat beni yoruyor ama aşkım için yoruyor...

Hiç yorum yok: