Ozborn'dan Merhaba...

Ortaya karışık, akla, yüreğe ne düşerse buraçta...

Etiketler

Geyikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geyikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Balık kadın :)

Uzuuuuuun bi aradan sonra dalgıç adayı olarak merhabaaa!!!
5 senedir yazlarını Çeşme'de geçir... hatta 3 ay ve dalmaya yeni karar ver!!!

Hadi geç olsun güç olmasın... verdik dalmaya karar daaa... ben suyun içinde normal olan biri değilim ki!!! Dalmak benim neyime?! 

Derinde yüzer, yanından yosun geçerse arızaya bağlarım!
Günübirlik tekne gezilerinde teknenin altını görünce tırsarım! Koylara demirlemiş tekneden cup diye denize atlarım amaaaa gözlüğümle dibe bakınca üç buçuk atarım! Anaam ne güzel... Ama kaç kaaaç doğruca tekneye kaç!!! 

Hayal gücü baya geniş bi kadınım... Eee mimarız lazım bu genişlik deee, iş dalmaya gelince bu genişlik direk; 'alooo akıl hastanesi mi suda bi deli var yüzen gömlek getirin' durumunda oluyooo...! :)))

Neyse deli meliyim ama  dalıcam dedim... Çeşme'de eğitim almış arkadaşlarımın okulu olan Dolphin Dalış okuluna gittim... Erdinç hocaya... Hocam ben su altını çok merak ediyorum, dalgıç olmak istiyorum dedim... Ama adama ne kadar deli olduğumu söylemedim... Denizi severim ama suya girince gömleklik deli olurum demedim... Neme lazım eğitmez meğitmez... Suda deneyerek görsün, eğitime başlamış olsun vazgeçemesin dedim...

Teorik eğitim süper geçti! Gözlerimden, vücut dilimden ne kadar zeki, leb demeden leblebi bi insan olduğumu görüp waaay oldu süper dalgıç olacak bu! Ev ödevlerime, kitabıma gösterdiğim ilgiyi de görünce teoriden yıldızları kaptım... Teoriyi hallettik hadi pratiğe dediğinde sevinçten taklalar atarak peki hocam dedim yarın 10'da teknedeyim...

Güzel mi güzel Dalyan Marinadan teknemiz ayrılırken, kendine güveni tam, dersini çalışmış, öğrenmeye hazır, hocasının sözünden çıkmayacak bir dalgıç adayıydım...

Takiiiii ilk dalış noktamıza gelmeye başlarken teknedeki diğer dalgıçların hazırlanmam lazım ciddiliğini görüp, du şunları bi gözlemliğim 2 bişi öğrenim diyene kadar !!! 

Pür dikkat tüpler, yelekler hazırlanıyor... Sonra dapdaracık dalgıç kıyafetleri giyiniyor... Herkes pek bi ciddi pek bi uzman... 

Anam, o tüpü hazırlamak derste kolaydı... Onu nereye taktı, bunu ne etti... Teorim nereye gittiiiiii?!

Vücutta panik başlayınca benim geyikler kafeslerinden kaçtılar... Öyle böyle değil! 

Sosyal medyada dalgıç olmayı düşünenleri bi anda bu fikirden uzaklaştıracak gözlemler yayınlamaya başladım!

Şansıma ilk deneyim ne kadar göbekli adam varsa dalgıçtı !!!
Anaaam bunlar o göbekleri nasssı o daracık tulumlara sokacaklar?! 
Adamları incelerken ayaklarını gördüm...
Aaaaaa pedikürlü leeem bunların ayakları !!!!
Walla bugüne kadar gördüğüm en güzel erkek ayakları dalgıçlarda!!!
Göbekliler filan ama ayakları benden nefis!!!

Veee bu iki konu üzerine başladı benim sosyal medya geyiklerim!
Dalgıç olamaya mı gittim dalgıçları gözlemleyip twit atmaya mı?!
Bilmiyom çok korkuyom, çok heyecanlıyım... Çişim geldi yine... Gidicem ama tayfa prostatlı bu hatun dicek diye gidemiyorum... Ne diceklerini bi kenara bırakıp gidiyorum bişi yok! Tamamen sinirsel... Hiç deniz tutmazken tutmaya da başladı galiba... Aaay ateşim çıktı benim...

Göbeklerini içe çekerek, nefeslerini tutarak, tayfadan yardım alarak güzel ayaklı dalgıçlar giydiler entarilerini... Tüpler, maskeler... Her şey hazır... Hop cup... Kimi zevkine kimi ileri eğitim için atladılar Ege'min sularına...

Hocam, Ozy hanımı hazırlayın sığ suda ilk denemesini yapacağız dedi...
Eğitimli tayfa önüme koydu alet edevatımı...Tek tek anlatarak kurdular önümde... Anlayan gözlerle evet, evet diye dinledim izledim onları... Sonra tek tek söktüler sıra sizde dediler...

Haaa?!
Siz yapacaksınız...
Ben? hııım ben evet... du bi dakka, bu tüp, bu yelek, bu hava veren zımbırtı... Evet bunlar bir araya geliyo evet de... 
Aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!
Beyin gitti !!! 
Zeka, hafıza... Ayku mayku eksi sıfırda!!!
Ozy'cim hatırladığın kadarıyla bebeğim... Sen zeki kadınsın hadi!
Ben zeki kadın?!
Ha haaaaay!!!
3 dalıştır yaşadıklarımla şunu söylim; Ben nasssı araba bullanıyom leeem?! Bence benim konserve bile açmam yasssak olmalı !!!!

Neyse yardımla mardımla kurdum alet edevatı...
En son entari giyiliyo...
Aldım entarimi elime... Şimdi güzel ayaklı göbekli dalgıç abilere laf edip sanal alemi inlettim ama bende de göbek var! Tamam onlar kadar olmasa da var! Allaaam bacaklardan sonrası komedi!!! 

Sütuuuun bacaklarımdan geçirdim entariyi ama bence erittiğim ama gel gör dalgıç entarisine göre eritemediğim basenlerimden o tulumu yukarı çekmek, kolları giymek sonra fermuarı kapamak... Oyyyy! Bi elbise giy 3 kilo ver! 5 defa dalsam, 3 kilodan... Oooo süper olurum ben...

Ozy hanım yardımcı olalım mı?
Anaaam hem hayal alemine dal hem entariyi giy Ozy... Yok ben yaparım... Bok yaparsın...Yardım al! O fermuar o göbekle naah kapanacak ha haaaaa! Gülme laaayn gülme!!! Az yememe yardım etmiyon böyle zamanlarda ayar vermeye başlıyon! İç ses şu dalgıçlığı bi öğrenim sana ayrı dalacam ben! 

Neyse efem, göbek bölgesini bi şekilde aştım, fermuarı kapadım sıra memelere geldi...
Ooooyş anaaaam o neaaa?!
Bu memeler benim mi loooo?!
Hiç bir push up sütyenin yapamadığını bu dalgıç entarileri yapıyo...
Oooo beybiiii...
Bunlar benim miiiii?!
Walla benim...
Anaaam ne güzeller...
Telefonum nerdeee bi sürü push up selfi çekcem ben! Hatta yalayacam onları.....
Benim güzel memelerim... Benim...
Nediyom leeem ben?!
Dalmadan, mavi derinlik sarhoşu olmadan bu neyin kafası?!
Bana verdiğiniz kahvede ne vardı leeem?!

Hadi Ozy hanım...
Azcık daha çaktırmadan memelerimi sevseydim... Yani tüm gün sudayız... dalmak için bu acele ne?!Hııım?!

Hadi...
Peki...
Önce belime 8 kilo ağırlık taktım...Öyle uygun görüldü... Ağırlık takmayı öğrettiler önce sonra... Oturuyosun YKC'ni giyiyosun... Tüpün bağlı olduğu, batmanı sağlayan, su üstünde durmanı sağlayan, nötr-pozitif-amuda kalkık yüzmeni sağlayan yeleğini giyiyosun... Sonra paletlerin sonra boool tükürükle temizleyip, tatlı suyla çalkalayıp yüzüne taktığın maskeyle dalmaya hazır hale geliyosun...

Haaa tüpü açıyosun, YKC'ni şişiriyosun filan onları geçiyorum...
Belinde ki ağırlıklar yetmiyomuş gibi ohaaaa ağırlıklı tüpün sırtında ayağında koca paletlerle yardımla tekenin ucuna geliyosun veeee bir elinle hem maskeni hem regülatörünü (nefes almanı sağlayan hortum diyelim) tutarak sanki yürüyomuş gibi bi adım atarak cuuuup denize atlıyosun!!!

Heee çok kolay!
Ben bu yaşıma kadar çivileme atlamamışım kiiiiiii!!! 
Alışık olmadığım ağırlıkla elbet ilk atlayışım karın üstünün hallicesi yuvarlanma oluyor... Ama lütfen regülatör ağzındayken Aaaaaaaaaaaaaaa diye çığlık atarak atlamayı başaran ilk dalgıç adayı olarak tarihe geçiyorum!!! 

Nasıl becerdim bilmiyorum ama becerdim!!!
Kolları açık beni bekleyen hocamın burnunun dibine batıp çıkmış olsam da boğuluyorum beeeen boğuluyorum beeen diye ağrızaya bağlıyorum...
Hocam hemen su üstünde yüzerliğimi sağlamak için YKC'mi şişiriyor... Boğulduğum filan yok ama... Oooo ooo... Ne kıyamet ben!!! 

Anaaam sen hiç böyle cazgır bi hatun değildin ne ara ne oldu sana?! belimdeki ağırlıklar beynime giden sinirlere mi baskı yapıyo acaba?! 

Neyse boğuluyorum beaaağğğğ sinir krizim geçene kadar bekliyoruz... Geçiyo ve gülme krizim başlıyo bu sefer...

Ben sudan çıkınca gidim bi deli raporu alim en iyisi... Tikkat suda delirir! :ppp

Hocam hadi diyor tak regülatörü ağzına başını daldır suya...
Yaaaa dalmicam ben... Nefes alamıyom !
Dalmicaz, sadece kafanı sokup nefes almayı öğreneceksin...

Aaaağğğuuuuuaaaaauuuğğğğğ...
Walla allahtan tanıdık yoktu tekne de... ya da dalmaya hevesli...
Dalmadan boğuluyorum, ahaaa boğuldum, tüpümde hava yok, lpg'li bu diye ne ağrızaya geçtim...

Bana hep üniversitede hoca ol derler...
Naaaah olurum!
Bilirim benim gibi manyaklar vardır orda! :)))
Birine bişey öğretmek sabır ister!
Hele benim gibi mannaaaa...
Sabır ötesi sabııııır!!!!

Boğuluyom ben aha boğuldum... aaaa boğulmuyom, nefes alıyom... ama osssun arıza modundan çıkmaya hazır dilim... 
Ayaklarım yere değiyo... ama ben su çok deriiiiin, bu hortum bozuk yeaaaaa arızasındayım !!! 

Neyse, Erdinç hoca cennetlik... 
Paletlerimle, kollarımla adamı o kadar tekmeledim, 1 karış suda çooook derin hayıııır çığlıkları attım adam bi kere fesupanallah demedi! 

Bi şekilde beni sakinleştirdi ve ilk beybi dalışımızı yaptık...
Yaptık ama bu seferde hayal gücüm hortladı !!!
Ulaaan yüzerken görünce bi mok olmuyoda 1 m'lik suda dalınca mı korkuyosun tayni balıklardan?!?! 

O tayni balıklar oldumu köpek balığı gözümde, ben regülatöre bi yapıştım mı... Dudaklarım yetmiyo bi de elimle bastırıyorum... Nefes almıyor tüpü sömürüyorum... Anaaam çok derin, çok korkunç, nefes alamıyooom... manyakmısın alıyosun... Baloncuk sesinden kafan şişti... Azcık sakin laaany! Yoook olamadım... Durmadan yukarı çıkalım işareti... Hocam kulaklarını eşitle işareti yapıyo bana ben hala yukarı yukarı... Baktı ben koptum tuttu burnumu sıktı... Ve bende beyin azda olsa çalışmaya başladı... Deli gibi sömürdüğüm hava beynime gitti...
Bişiler daha yaptık sonra ben iyice psikopata bağlayınca hooop dışarı çıkarıldım... 

Tekneye yanaştığımızda hem titriyor, hem ağlıyor hem gülüyordum... :) 

Walla ilk dalışımdan pek bişi hatırlamıyorum...
Çok güzeldi, ürkünçtü...Berbattı, kabustu...
Ama 2.sini isteyecek kadar güzeldi !!!

Evet korkuyorum, 2. yazının konusu olacak çoook macera biriktirdim ama öğrenmek istiyorum, dalmak istiyorum... Suyun altında bende beyin meyin gidiyo, hayal gücüm uçuyo ama en azından 1. kademeyi almak istiyorum...

Uzun zamandır bir şey öğrenmiyorum...
Öğrenme becerimi geliştirmek, yeni bir şey öğrenmek ve başarmak istiyorum...
Ödüm bokum yemeyecek ama kafes içinde köpek balıklarını görmek için dalmak istiyorum...
Derin dalgıç olmam zor, ama 18mlik olsa da deniz altı fotocusu dalgıcı olayım istiyorum...
Başarmak, güven duymak, güven vermek, tarifi imkansız o güzel deniz altını ucundan acık göreyim istiyorum...

Anlamsız paniklerimi, saçma sapan hayal gücümü dengeleyim istiyorum...
Hem korkuyorum, hem istiyorum...
Başta da dedim ya mannaaaam... :))
Devam edecek efem... Takipte kalın... 2. yazı daha eğlenceli olcak :)))
1-2-3 Aaaaaaaaaaaaaa dalıyoooom... Foooooş !!! :)

10 Mart 2014 Pazartesi

Mühheendis kocaaa... :)

Koca seçmeden önce, http://ilhan.biz/muhendisle-evlenin.html şu siteye bir bakın sonra evlenin derim ben...

Üşenmemişler meslekler ve evlilikler üzerine bir araştırma yapmışlar...

Bizim memlekette dohtuur damat pek bi sevilir bilirsiniz... Koca adayınız doktorsa anneniz mutlu bir kaç yıl sonra siz boşanacağınız için mutsuz olursunuz...

Ben adamların yalancısıyım yaw! Araştırma sonuçları ne diyosa o! 

Mühendisler boşanma oranı en düşük meslek çıkmışlar!
Hatta mühendisliği bölüm olarak incelemişler ve makina mühendisliğinin boşanma oranı %2 çıkmış!!!

Şincik şöyle bi geçmişe dönüp mühendis sevgililerimi incelersek; (Anam 41 yaşına kadar 4 sevgilisi olmuş bi kadın olarak kurduğum cümleye bakınca oy anaam oooy mühendislik üniversitesi açacak kadar mühendis sevgilim olmuş gibi oldu ama şşşş çaktırmayın... :p) 

İnşaat Mühendisleri, çok hesap adamıdır... İncelerde inceler, hesaplar da hesaplar... Adamla normal muhabbet naaa mümkündür... Sanki beton döküyoruz, iki muhabbetin belini kırıyoruz... Cıks... Analitik düşünce denilen, iş yaşamında evet ama özel yaşamda nahoş kaçan, bütünü parçalara ayırıp çözüm üretme eylemini özel yaşantısınada taşıyan adamdır inşaat mühendisi! 

Hele bir mimar olarak inşaat mühendisine denk geldiyseniz, o erosu bulup okuyla bir binanın temeline gömmek istersiniz!

Adamla mimari-sanat muhabbeti edilmez.... Adam tasarımlarınıza burnunu sokar... Bilmiş bilmiş o kolonlar küçük, o açıklığı geçiremezsin, taşımaz diye artistlik eder. 

Leeem yürü git! Öğrenci projesi bu! Hoca uçun dedi... Taşıyıcı sisteme takmadan uçun dedi... Ütopik proje bu!

Anlamaz! Ütopik projenizin depreme dayanıklı olup olmadığını hesaplar!

İki fikir sormaya kalkarsınız, tasarımınızı mahveder! Zoruna gelir kafa patlatıp tasarımınıza göre hesap yapmak... Kutu gibi bişeye çevirmeye kalkar organik formlu tasarımınızı! 

Adamın üstünde tepinmek istersiniz... Ama bir mimar olarak inşaat mühendisi sevgilinizin üstünde sıradan bir şekilde tepinemezsiniz... Adamın üstünde rezonans etkisi yaratacak tepinmeleri tasarlarsınız...

Kısaca mimar ve inşaat mühendisinden sevgili zor olur. O ilk başta aynı meslek grubundanız birbirimizi anlarız heyecanı, hödük lem bu! Bildiğin matematik bilen öküze döner ve biter! :) 

Elektirk ve Elektronik mühendisi ise, bildiğin elektirikçinin okumuş hali bile değildir! 
Adamın eline prizi verirsin hani erkek, fiş-piriz işinden anlar diye, adam gibi topraklama yapamadığından bilgisayarı açıp-kaparken çarpılırsın! 

Leeem bide devreler mevreler, robotixler diye ahkam kesip dolanıyon ortada, bırak kadın halinle prizi topraklamak sana mı düştü diyip prizi elimden alıyon ve ölümlerden döndürüyon! :)

Pek mesleki sohbetler bakımından cazip bi mühendislik değildir... Adam anlatıyo sen mimar olarak gözünde öyle bişey canlandırıyosun ki alakası yok! Sen şimdi elektirik işinden anlamıyon öyle mi iyi tamirci çağrıcaz yaniyle adamın mühendisim ben egosunu yerle bir edersin... Eve para getiren, eşe-dosta mühhendis sevgilim var benim diye hava atmaya yarayan bi mühendislik türü...

Mimarla buda olmuyo... Adam basit elektirik işlerini yapsa belkim olurdu ama... :ppp

Bilgisayar Mühendisleri ise; gariplerim Format C'den ibaret! Adamların program murogram yaptığına takan yok! Aaay bilgisayarım şey oldu bi bakıver, aaay internet sayfası yapalım vs. durumları yaşayan en acıdığım mühendislik grubu! 

Bilgisayar mühendisi sevgilim olmadı, ancak bilgisayar mühendisi olan erkek arkadaşlarımın hikayelerinden bildiğim kadarıyla, kızlar bilgisayar sorunu çözücüsü olarak algıyo bu grubu! Benim El. Elektronik mühendisini elektirikçi yapmam gibi yani... :))) Kız tavlamak için bilgisayar toplayan kankilerim bile oldu! Kıza bilgisayar yapıcam sonra bana verecek... Oku mühendis ol, bilgisayar tamircisi rolüyle kız tavla! Zor bunların ki harbiden zor... :)

Kimya mühendisleri, aşk işini iyi bilmeleri gerekirken yazık en çok kimyamız tutmadı lafını duyan grup! Ulan o kadar formül biliyon gir laboratuvara 2 iksir çak, kimyanın alasını uyuştur! Yada eş-dost için mutlu edici şeyler yap! Cacık olmas kimyacılardan walla! :p

Ziraat Mühendisleri ise, daha bi gariptir... Bildiğin çiftçi ya da ırgat muamelesi görür... En yakın kankim Ziraat Mühendisi çocuğa bi gün mühendis muamelesi yapmadım! Gel kaz bahçeyi, gel arkadaki tepelere gidip koyun boku bulalım... İnek mi koyun boku mu gübre için iyi huuuuu... vs...

Boşanma oranı %2 olan Makina mühendislerine gelince, onlarda termosifon bozuldu, kalorifer kazanına in bi bak vsye maruz kalıyor memlekette... Araba bozulduğunda motordan anlamıyosa neyleyim %2lik boşanma grubunda olan adamı! Makineyse makine! bozulanı yapmayı bilecek! :pppp

Böyle diyorum ama uçak kanadı zımbırtısı yapan çıtır bi makina mühendisiyle tanışmıştım, uçmayı ve uçakları sevdiğimden çocuğun boeing için tasarladığı zımbırtıdan teknik olarak bi mok anlamsamda bi dinleyişim vardı ki... Yaşlı teyzeler gibi bu kanatları bizim oğlan tasarladı ehi ehi diye uçmak için sabırsızlanıyorum da henüz onun tasarım yaptığı model bizim memlekete gelmedi... :))

Memlekette kimse istediği bölümde okuyamıyor, okuyanda kendi işiyle alakalı bir işte çalışamıyor... Böyle olunca 'mühendis' anlamını kaybediyor... Toplum olarak okuyan ve araştıranda olmayınca, elektirik mühendisi elektirikçi, makinacı su pompası tamircisi olarak algılanıyor...

Mühendis adam matematik kafasına sahip adamdır... Biz mimarlar ya da diğer meslek gruplarındaki gibi beyaz ve siyahın arasında gri yoktur. Ya beyazdır ya siyah... Aaaay yavruağzı derseniz size yavruağzı olabilme ihtimalini-yüzdesini filan açıklamaya kalkar... İlla ciddiye alacak, illa problemi çözecektir...

Sevgili olarak biraz gıcık olabilirler belki ama koca olarak evde avriiiağzı avriiiağzı diye dolanan birinin yanında belki ev ekonomisi-çocukların eğitimi vs için akla karadan başka bişey bilmeyen bir adam iyi olabilir...

Bilemedim ben bekarım... 2 tane mühendis sevgilisi olmuş kadınım! İkiside öğrenciliğim sırasında olmuş, mezun olduktan sonra mühendisin 'm'sine bile yaklaşmamışım... Ne desem boş... Benim ki geyik pzt. eğlencesi... ;) 

24 Şubat 2014 Pazartesi

Brezilyalı popicik !

Sporcu geçmişim çocukluğumda başlar...
Yazları haftada 3 gün denizden ağlayarak çıkarılıp zorla jimnastik kursuna götürülürdüm... Gitmek istemiyorum yeaaa diye inlerdim... Solona adım atar atmaz zırlayan veletten eser kalmazdı! 

Zor beğenen Hasan hocanın gözüne girebilmek için deli gibi güzel amuda kalkma teknikleri çalışırdım! 

Kurs olmayan günler, oğlan çocuklarıyla aaa amuda kalkamıyomusun diye zıtlaşmak en büyük eğlencem olurdu! :) 

İlk okul bitti, aerobic başladı! 
Evin altında spor salonu açılıncaaaa, orta 2'ye giden taze ergen ben aaa gitmeliyim oldum!
Alaman gelin Gisellanın verdiği derslerde, sınıfın en genci olmama rağmen yerlere yapışırdım...
Buna rağmen, ders veremeyeceği günlerde beni hoca ilan ederdi. Tüm sınıf hareketleri muntazam yaparken, hoca ilan edilmiş ben ilk 8 tekrarı yapıp pes eder ben durucam ama siz bi sekiz daha yapacaksınız derdim... :))

Üniversite hayatım pek sporlu geçmedi...
Mezun olup geldikten sonra spor aşkım yeniden başladı ama non stop olamadı hiç...

3 ay git sonra bırak...
6 ay git sonra bırak...

Yaş 40 olunca bi sarkma korkusu geliyo...
Anaaaam sıkılaşmalıyıııım! 45'den sonra 50 var, 50'den sonra 60 vaaaaar! Löp löp olmak istemiyoooom moduna giriyosunuz...

Hoş bu moda hep girip girip çıkıyorum ya! :)))
Vücudum sıkılaş gevşe, sıkılaş gevşe kafayı yedi senelerdir!
Son 1 senedir 1 aydan az bırakmıyorum sporu...
Sıkılaşmayı bırak, mutluluk hormonu salgılattığı için devam ediyorum...
Ama arada bi sıkılaşma aşkı gelip bi coşuyorum kiiiii oy oy!

Afilli spor salonlarına gitmeyi sevmiyorum.
Mahallemde tam isteğime göre hocaları süper olan bir salon var... Body ve cardio çalışmanın keyif verdiği bu yere bu sene başlamadım... 
Spinning millete zor gelsede çocukluğu bisiklet tepesinde geçmiş bana hiç zor gelmiyor...
Çok kısa sürede forma girmenizi sağlayan bir şey... Yapabilene tavsiyem olunur...

Salona gidemeyenlere veya benim gibi yılın 4-5 ayı Çeşme'de yaşayınca bir yere gitmenin imkansız olduğu durumlar için internette araştırırken keşfettiğim hatunları paylaşıcam sizlerle...

Hafif ağırlık, mat ve dvd tüm ihtiyaç bu!
Ellen Barrett denilen hatunun dvdleri süper... Çalışmıyorum zannederken sizi sıkılaştırıyor... Amazondan dvdlerini sipariş ediyorum ben... Youtube amcada da bazı dvdlerin full hali var... Bir inceleyin derim:  http://ellenbarrett.com/ 

Senelerce bodycik yapmış biri olarak zaman zaman Ellen bana hafif geliyor ve daha sert bir çalışma istediğimde Jillian Michaels'la çalışıyorum. Youtube amcadan indirmeniz mümkün...

Jillian'ın videolarını ararken Brazil butt lift diye bir şey çıktı karşıma... Leandro's denen adam sırf popo çalıştırıyor... Anaaam düz popolu bi Türk kızı olarak ağzımın suları aktı hemen! Bunu istiyorum oldum ve Amazon'a daldım... (youtube amcaya henüz kimse koymamış videoları :( ) Amazon cıııks dedi bana! Senin memleketine gönderilmiyo bu dvd!

Anladığım kadarıyla Amerika kıtasında yaşayanlar Birezilya poposuna sahip olabiliyo! :p

Elimdeki dvd'ler ve sporcu geçmişimle ben popomu Brezilyalıların ki gibi olmasada kaldıracak infoya sahibim ama taktımı takar yanım taktı bu adama... Ama malseeef... Mümkün değil...

Bi ara Amerika'ya yolu düşen birine zırlicam artık... Ya da youtube amcaya düşsün diye dua edicem... :)

Şubat'ın bitmesine 1 hafta kala, yavaş yavaş kilo dertlerinizde uyanmaya başlayacaktır... Dedim bi sevap yapim paylaşayım sizlerle...

Şimdi bu kadar çalışmaya kasın allahı olmalı bende ama, anneyle yaşıyorum ve 45 dklık tepişme üstüne gecenin bir yarısı yapılan pizzaları yemeden duramıyorum... Bu yüzden kilo vermiyorum, almıyorum, sıkılaşıyorum ama bunu bi tek ben fark edebiliyorum! Boğazımı kestiğim anda o güzelim kaslar ortaya çıkabilecek ve beni uzun zamandır görmeyenler değil, burnumun ucundakiler de fark edecek emeklerimin sonucunu ama yemek yemek güzel beee!

Hem yiyip hem formada kalmak benimkisi...
Siz daha iradelisinizdir belki... ;) 
Neyse ben popomu Brezilyalı yapmaya karar verdim de du bakalım nasssı olcek... :pppp

Haydiiii verdiğim isimleri bulun, indirin veee tepişin gayyyri...

30 Ocak 2014 Perşembe

4+1=5= Gariplik ! :p

Ne hikmettir çözemedim ama var bi gariplik 41'de...
Bi tek ben abidik gubidik gel-gitler yaşamıyorum...
Bu yaşda olan herkescikler bi abidik!
Bi sıyırma eşiğinde herkes!

Dün akşam sinemaya gittim... Film başlamadan sigara balkonuna çıkıp tüttürim dedim, anaaam yaşımın en sıyrık adamıyla tanıştım!

İyi giyimli-boylu poslu bir adam geldi yanıma...
Bana sorsanız 45!
Adamın biraz çenesi düşük olduğundan eski model ve 41 yaşında olduğunu öğrendim!
Adam acaba kız tavlamak için sigara yerlerini mi kullanıyo diye düşünürken, başladı;

İstanbul çok menfaatçi... Kadın-erkek ilişkileri hep para üzerine...
Bıktım ikiyüzlülükten...
Gideceğim bu şehirden!
Bir kasabaya yerleşeceğim...
Bu yaştan sonra hiç birşey yıkamaz beni... Gördük, neler yaşadık...

Bana ne ulan?

Adam anlatıyo da anlatıyo...
Bizim Müge'nin kız kardeşi Merve İldeniz'i tanıyomuş...
Onun Bodrum'da yıllanlarla yaşamasını takdir ettiğini söylüyo... Erkek milleti şefkat nedir bilmiyomuş, o yüzden kadınlar artık köpek bakıyormuş... Merve'nin yılan bakması ayrıymış...

Bu yaş, bekar olanları daha bi sarsıyo galiba...
Hiç sevgilisi olmayanlar ya da ilişkisinin bitimi bu yaşlara gelenler kadın-erkek ilişkileri konusunda bi sıyırıyo...
Kariyerde boktan gidiyosa, tatmin etmiyorsa bi doğaya gitme hali, bi herşeye herkese bok atma hali oluyor...
Evli-barklı olanlar çocuk, eş, taksitler vsden sıyırıyo...

Bu yaş bi durup geriye bakma, ileriyi göremeyip tırtma yaşı!

Walla geriyede baksam ileriyede baksam kimseye bok atacak durumum yok!
Kendi tercihlerimin sonuçlarını yaşıyorum...
Bende de arada bi gel-git durumu oluyo ama bu durum yanlızlıktan sıkılmamla alakalı!
Bi başının etini yicem adamım olsa, 41'e 41 kere koyarım! :p :)

Çok şükür millet kadar sıyırık değilim...
Doğaya dönmek-terk etmek fikirlerim yok...
Senenin 4 ayı Çeşme'de yaşıyoruz zati! O yüzden gitme-gelme, bırakma-terk etme durumları normal hayat tarzım son 4 senedir... :ppp :)))

Yaşıtlarımda bir özlem, pişmanlık, bir kapana sıkışmış hali...
Açık alanda hapisane voltası durumları...
40 değil 41 bi tuhaf yapıyor insanları...
42 böyle olmayacak eminim...
Belkide kırklı sayılara alışılacak o zaman...
Var bi bok var bu sayıda...
Sayıcılar çözsün işin sırrını...

Dün gece bir karar aldım, bir daha 40'lı yaşlarda olduğunu tahmin ettiğim tanımadığım kadın veya erkeklerle gündüz veya gece fark etmez bi yerde tek başıma kalmaaam! 

Laaan adam bi sigara içimlik sürede, gel City's in balkonundan aşşağıya atlayalım dedirtecekti nerdeyse! :ppp

Biz 72 ve 73'lülerde var bişi... Yıldızların konumu mu başka bişiyimi etkilemiş bu mahsülleri... Bilemedim ama var bişi... 

Leeem, yoksam Çernobil'in etkisi olmasın? :p

28 Ocak 2014 Salı

Flört seçmeleri...

Flört alemlerine resmi olarak dönüş yaptım...
Artık bi sevgilinin olma zamanı gelmişti...
Amaaaa, 2008'den bu yana flört alemlerinin çook değiştiğini gözlemleyince bekarlık sultanlıktır looo oldum!
Wallahi oldum, billahi oldum!!!

Teknoloji denilen zımbırtıyla millet kafayı yemiş!
Herkescikler bir oyuncu, bi sanal, bi yazmacı...
Herkes herkese oyun oynuyor...
Taktik üstüne taktik geliştiriyor...

Tiyatro kitapları basan bi yayın evimizin olması vallahi iyi bişeymiş...
Oyun oynamaktan kendisini Brodway yıldızı sanan adamlarla baş etmek için, doğaçlama teknikleri kitabımızı hatip ettim wallahi!

Taktik konusu ise hala çalıştığım bişey!
Futboldan anlamayan bi kadın olarak, 3-5-2, 4-4-3 yapmayı beceremiyorum!
Ofsayt ne 40 defa öğrenmiş 40 defa unutmuş bi kadın olarak taktik işi zoor, çook zoor...

Galiba milletin sandığı kadar zeki bi kadın değilim!
Amaan okumuşum, mimar olmuşum... Bu yaşa kadar yetmiş zekam, bu yaştan sonra sevgili yapmaya yetmiyosa yetmiyooo canım! Diplomayı alacak zeka sevgili edecek zekadan daha kıymetli değilmi? (züğürtmüyüm neyim acep :p) 

Adamlarla buluştuğumda hangi oyunun seçmesine geldiniz kardeş diye sormamak için zor tutuyorum kendimi...
Ben Şekspir amcadan Hırçın Kız'dan bi tiraaad şey edicem siz?
Hııım yine Issız Adam...

Aaay o kadar çok Issız Adam oynayan var ki!!!
Allahıııım kadın kısmısı değil erkek kısmısı çook aşk acısı yaşamış!
Hemcinslerim ve ben aşktan, sevgiden bi mok anlamıyos!
Hep adamlar anlıyo!
Gerçek sevgiyi bulup kaybeden hep erkekler olmuş!
Ne duygusuz şeyiz biz!

Sosyal medyada aktif bir kadın olarak, flörtlerin ve ilişkilerinde sosyal medyada başlayıp-gelişip-bitmesini doğal bulmalıyım dimi?
Ama hayır!
Çok ödlekçe, salakça geliyor...
İlişkinin bittiğini 'anaaam WhatsApp'dan engellemiş beni yada Face'den silmiş'le öğrenmek hiç hoş değil... Kadını erkeği bırak insanlığa sığmıyor!

21.yy'da hala insani şeyler beklemem beni eski moda yapıyorsa kardeşiiiiim ben 20.yyda doğduuuum demek istiyorum! 

O kadar çok sosyal medya zımbırtısı varki...
Adamları-kadınları takip etmek için hepiciğine üye olup sabahtan akşama akıllı telefonlarımızı parmaklamak gerekiyor!

Aaaay yok!
Uğraşamam!
Oyun oynayamam, taktik yapamam!
Bu yaştan sonra oyun oynicam tek yer olur...!

Tamam kız erkeğe naz yapar, erkek duygularını belirtmemek için bilmem ne yapar... 
Yaparda işin boku çıkmış artık!
O kadar oyun, taktik yapacaksam giderim oyunculuk eğitimi alır sahneye çıkarım!
Zamanında Şahika Tekand sahneye yakıştığımı söylemişti... Alırım eğitimi çıkarım sahne, oynarım oyunumu...

Ama karşı cinsle ı-ıh!
Yaşıtım adamların beceriksiz Issız Adam oyunları öyle komikki...
41 yaşında bir kadın olarak yirmi sonu, otuz başı adamlar yaşıtım adamlardan daha aklı başında, daha olgun diyorum... 
Ama maalesef eeellimden önce küçük adam düşünmüyorum! :p

Heeey ya sahneye çıkın ya play station oynayın!
Flört sever ben, flörtten de, sevgilim ossundan da vaz geçtim abi!
Bi geldiler bana...
Ben bi 3-5-2 bi öğrensem çakacam hepsinin poposuna taktikli tekmeyi de...
Neyse, şimdilik yürüüün gidin ense traşınızı görekle...
:p

23 Kasım 2013 Cumartesi

41'e 4 saat kala!!! Aaaaaaaaaa! :pppp

Bu akşam 41'leniyorum...
Çeşme'de...
Kimsesiz...
Parasız...
:)))
Ozy ve para ilişkisi her zaman sorunluydu ama bu yaşta ayıp laaaan dedirtecek türden!
Kredi kartım saolsun da... O da can çekişiyor artık...

Ne manyak hatunum!
Bu gün 60'da böyle olma derken buldum kendimi...
Olma 60 yaşında böyle parasız, pulsuz... Duydun mu beni?
Heeee...

41 kere maşallahımı böyle kutlamak istemezdim...
Boynumda kocaman sünnet çocuklarının maşallahından bi sürü eş ve dostla...
Ama kısmet olmadı...
Papim ve ben... 2 yaşlı ev kurusu olarak kutlicaz... :)))

Şükredecek çook şey var... Var ama ben bi yandan şükrederken bi yandan hayıflanma durumlarındayım...

Sabahtan beri bi ağlama bi ağlama halleri!
Üstünüze afiyet şey oldum!!!
Hormonlar sapıtık... Mukadderaaat! Cüzdanda 10 lira, can çekişen kredi kartı ve yalnızlık... aslında hepsinden çok kocamak koyuyo galiba...

Ayyy bilmiyorum ne koyuyosa koyuyooo pek bi hüzünlüyüm laaayn!

Ağlamak istiyorum...
Çook...
Geçmişe...
Pişmanlıklarıma...
Kayıplarıma...
Bi sürü şeye...
Keyif benim di mi?
B dayime nasssı istersem öyle girerim!

En çok moralimi bozan Migros'da küçük şampanya olmaması oldu!
Dandik markalara 70 lira vermeye içim el vermedi!
70 lira vereceksem rakıya veririm oldum!
:)))

Bi tür manyaaam işte...
Ergen gibi radyonun sesi sonuna kadar açık tepişiyorum...
Papim her dans hareketimi onu sevme hamlesi olarak algılıyo...

Bi tuhaf ev hali durumlarındayız...

Hayatın getirdikleri zorluyor...
Zorlamaması lazımda... cacık olmadığımdan zorluyo işte...
;)

Mukadderaaat !
Henüz looooser moduna bağlamadım daha var ona... 45'de filan... :ppp

Polyanna Ozy'de kaçtı bi yerlere...
Peeeh...
Bu gece gel-gitliyim anlaşılan...
Eeee geçen sene ayık değil dumanlı kafayla 40 olduk! Bu sene pek bi ayığız maşallah geçen sene koyması gerekenler bu sene...

Aman şimdi bu yazıyı okuyanlar arayacak iyimisin ozy diye...
İyim laaan! Kendi bloguma 2 arıza kelam yazamayacakmıyım?

Hormonlar!!
Çıtırlara tavsiyem, yaş ilerleyince mülayim günlerinizin bdayinize gelmesini engelleyecek ilaçlar alınız! Yoksa ortada bi halt yokken benim gibi bi gülüp bi ağlayan manyak olursunuz!
:)))
O beeeybi bir kaç saat sonra 41 kere maşallah oluyorum...
Kimseye ihtiyacım olmadan!
Aslında var... Kredi kartımın... :pppppp

Küçük şampanya alamadım yaaaa... Şu an onun için göz yaşı döküyorum!
Haaay bin hormon kere!!!
:pppp

Geyik bir yana iyiyim ve yeni yaşımı merakla bekliyorum... :)
Yaşlanmaktan korkmamam normal mi acaba?
Bilemedim...
Neyse sevilmeyi bekleyen bir köpek ve dans edilmesi gereken şarkılar var...
;) 

10 Kasım 2013 Pazar

Kasımda Çeşme Günlüğü :)

Bir pazar keyfi yapayım dedim... Çok sevdiğim Ilıca Plajıma gideyim sahilde yürüyeyim varsa açık bi yer bi kadeh bir keyif kaçamağı yapayım dedim...

Evin durağından bindiğim dolmuş şoförüm pazarları 15 dk da bir var dolmuş dedi... Az insan oluyor o yüzden... Eyvallah dedim, Ilıca Öğretmen Evi'nin orda attım kendimi...

Önce seracıma uğradım... Ne zamandır almayı planladığım kış bahçesi çiçeklerimin bittiğini öğrenince yıkıldım... Gelir mi dedim, Hollanda'ya kışın gönderim yok gelmez dedi... Waaay oldum Hollanda'da beğenip her köşe başında fotoladığım saksıların içi benim memleketten mi gidiyormuş yani oldum... Oldum ama çiçeğe ulaşmak imkansız... Arabam olsa Urla'daki seralarda bi ihtimal bulma bahanesiyle yol yapardım...

Çiçeği internetten bulurum yeaa nolcek diye sahile vurdum kendimi...
Oyyy nasıl güzel bir 10 kasım! Hava sıcak, deniz çarşaf, Ilıca koyum öyle bir mavilikteki aşktan çıldırmamak elde değil !

Keyiften ağzım bir karış açık, İstanbul'daki dostları çatlatmak maksadıyla olmasa da  çatladıkları bi sürü foto çeke çeke yürürken bi gözümde açık mekan avında...

Yok anam yok!!!
Güzelim havada bırak alkolü-kahveyi 1 gr su alacağın yer yok!!!
İzmirliler size kızınca bana kızıyosunuz sonra yaaa... Böyle hava İstanbul'da olunca biz teeeee nerelere gidip geliyoruz! Sizler güzelim Çeşmenize sahip çıkmıyorsunuz, çıkanı da bizden değilsin diye kovalamaya çalışıyorsunuz !!! 

Ay hava nefis! Kaymak! Mavi nasıl bir mavi... 1 kadeh biracık içmeden olmaz!
Olmaz ama açık yer yok! Yakındaki marketlerde kapalı... Geri dönüp Ilıca'nın içine gir Migros'a git! Aaaay dedim yoook neyse parası Sheraton abiden faydalanim...

Anam o neee? 5 yıldızlı otel de de in-cin top oynuyo... Güvenlik hanfendi anca arzunuzu lobi bar gerçek kılabilir dedi...

Hayda... kumsalı bırak, karanlık koridorlardan lobiye çıkan merdivenleri bul, lobi bara dal...

Sahilde bir bira keyfi yapmak istiyorum dedim, bardaklı mardaklı mümkünmüdür...
Barmen mümkündür dedi, ancak...
Ancak?
Fiyatlarımız biraz pahallıdır...
?!
Laaayn Sheraton dan bi bira içemeyecek kadar fakir fukara mı görünüyom ?! Tamam üstümde yırtık jean var ama o moda!
Bebem ben aslında multi milyarder bi hatunum ama şu an koşullar nasıl desem biraz sarsık... sarsık ama olsa olsa 20 lira olacak bi biraya da param var yahuuu! 
Tipim de ne gördü ki böyle dedi bu şimdi?! Kolda rolex boyunda tiffany ama... :p
Tamam biraz pazar sevişgeni kılığındayım ama?
Neyse takmadım takılmadım adama... Dışardan gelenler fiyatlara olaymı çıkardı nedir... Bi travmatik durumu vardı abinin... :))

Aldım biramı çerezimi sahile indim... o ne? hiç temiz şezlong yok! hepsi kum içinde... Yerim leeyn sizin 5 yıldızınızı !!!
Geçtim iskeleye... Çöktüm yere... Güneşe verdim yüzümü, gülümsemem yüzümü kapladı... Kedi gibi mır mır mır... Bi keyif bi keyif... Tek bir kadehte çakır olma keyfini bi Çeşme'de yaşıyorum. Biradan çok doğası beni çarpıyor...

Ilıcam'ın nefis maviliğinde biramdan usul usul yudumlayarak güneş ile seviştim...

Sevişme bitti kalktım, bu gün pek bi sevişgen olduğumdan Kırçiçeği'ne gidip Nazilli Gülü ile de aşk yaşim dedim... Oh miiis yaşadım... Çok sevdiğim ısırgan otlu pidelerinin mevsimi başlamış artık... yarından itibaren ısırgan keyfi var... İstanbul'a gelmiyor ısırganlar... :( Dostlarım bu lezzetten mahrum kalıyorlar. :(

Aşklar meşkler yapıldı, eve gitme vakti geldi... Eve gitmeden Ilıca 3 M'e uğrayayım kış sezonunda bizim 2M'e gelmeyen yoğurt ve ayran markamı alayım dedim... 

Yaptım alışverişi ana yola doğru yürümeye başladım... Dolmuş geçerken el ederim binerim diye...

Yürü allah yürü... dur bekle, yine yürü... Bu nasıl 15 dakikada bir dolmuş yahuuu?

Yok gelmedi... Gelmeyince açtım MP3'ün sesini, tabana kuvvet diyerek, nasıl tarif edeceğimi bilmediğim melisa ve kekik kokusu karışımı Çeşme'nin kokusunu içime çekerek tam 50 dk yürüdüm !!! 3.2 kilometre!!! Elimde Sütaş ayran ve Sakıp Ağa süzme yoğurt poşetimle...

Artık bozuldularsa mukadderaaaat !!!
Power fm akşam üstü güzel çalıyordu... Parçalar beni çook gaza getirdi eyvallah da, şu güzelim Çeşme, güzelim Kasım gününde de yaşıyo olsaydı ne olurdu? 

Dolmuşlar veya belediye otobüsleri vızırsasaydı...
Sahilde açık bir sürü mekan olsaydı da 16 liralık birayı pahallı bizim biramız diyen barmene gıcık olmasaydım? 

Çeşmenize sahip çıkın yahuuu!
Aha bak gelirler böyle 5 senelik yazlıkçıyken kalırlar sahip çıkarlar, hötlerler zötlerler ! :)

Neyse, Çeşme dolmuşları sayesinde ne içtiğim 1 kadeh bira ne yediğim 4 parça Nazilli Gülü kalmadı bedende... Yaktım onları :)
Saolun dolmuşcular sayenizde fit bi 41 olcam şşşş ;)

Çeşme eylemlerim sürecek! Barmene gidip zeeeengin ama fakir görünümlü bi kız vardı hatırladın mı yapcam ben ! :pppp

:)))

4 Ekim 2013 Cuma

Şşş uyyomusuuuun? ;)

Bu gün bir arkadaşım facebok sayfasına; Telefona gelen günaydın mesajı: Uyandım benimle ilgilen! Yazmış...

Okuyunca gülümsedim ve yazanın ne kadar espirikli, muzur ve eğlenceli biri olduğunu düşündüm ve sonra... Çok uzun zamandır günaydın msjı yazmadığımı ve almadığımı fark ettim...

Ne güzeldir aynı frekanslarda olduğunuz biriyle ilişki yaşamak ve o ilişkiyi flörtleşerek yaşamak...

Bu gün aklım eski aşklarıma gitti... hayvanlar günü olmasıyla mı (:p) yoksa sabah msjların anısıyla mı bilemiyorum... Çoook eskilerde dolandım...

Yalnız olmaya alışıyor insan... Aslına isterseniz ilişki yerine ilişkisiz olmak zaman zaman çook hoşuma gitse de arada muzurluk yapacak birilerinin olmayışı kötü hissettiriyor...

40 yaşında koca kadın olarak kankilerime benimle ilgileeeeaan diye msj atmam doğru olmayacağından en çok sevgiliyi muzur anlarımda istiyorum...

Yaş ilerleyince de koca koca insanlar olarak muzur msjlar atmak dünya aleme a aaaa dedirtecek olsa da... İnsan muzurluksuz yapamıyor... Ya da ben yapamıyorum! Kadı kızı kusuru durumları... :p ;)

Uyandım benimle ilgilen yerine, hey bu gün birbirimizi aramadan geçirmeyi başardığımız 15 bilmem kaçıncı günümüz oldu, sonunda ayrılmayı başardık diye mesaj atma muzurluğundayım da... Hazır sonunda ayrılmayı başarmışken bunu kutlayalım derken işi yine boka sararız diye uslu duruyorum... :)

Sabah muzurluğu yapmasını özlemişim... Çoook...
Hayatınıza neşe katan, flörtleşmeyi hiç bir zaman bırakmayacağınız insanlarla birlikte olun... 

Bir sevgiliniz varsa ve geçmişte onunla yaptıklarınıza özlem duyuyorsanız eğer ooow bebem o ilişki bitmiştir artık! 

Neyse enerjime ve muzurluklarıma ayak uyduracak yakın zamanda sabah msjlarına başlamamı sağlayacak kısmet ver tanrııııım... ;) 

Ve sonunda ayrılmayı başardığımız adam, bu gün seni hiç düşünmedim... Senin özlemin henüz kor olmadı... Günün anlam ve önemine dahil olanlardan değilsin henüz için rahat olsun... :)

Dünya hayvanlar ve eski sevgililer günü kutlu olsun !!!
:p

7 Temmuz 2013 Pazar

Migrostan bildiriyorum...

Sabahın 9'da ayağında Twiginin üzümlü terlikleri bir kadın çığlık çığlığa Migrosta bağırıyor; Meze alalım mııııııı... Mezeeee...
Sabahlık alışverişi yapmaya gelmiş biz daimiler sıçrıyoruz!
Şşşşş... Yavaş azcık... Gazete, ekmek alışverişi modundayız... Henüz meze-alkol moduna geçmedik !

Tatil yöresindeyseniz her saat herşeyle karşılaşmak normal... Normalde pazar sabahı mahmurluğu daki biz daimiciler haftasonu yaşadığımız aşırıklıklara şaşırmadan edemiyoruz işte !

Çeşme'nin 2M Migrosu haziran başında tadilata girdi !!! Boş boş durduğu bütün kış değilde okulların kapandığı dönemde!!! Emekli teyze modunda hemen yönetimle iletişime geçtim sebep dedim...

Her yer her yerde... Sadece 2 kasa açık... Her günü bırak günün içinde bile her şeyin heri değişiyor... Selpak peçetelerin yerini bir türlü bulamadığımdan 2 gün el havlusu kullandık !!! İçeri bir giriyosun şantiye !!! Şantiyeleri severim ama müşteri kabul eden market şantiyesi pek sevimli olmuyor !!!

Çeşme Migrosu pilot seçmişler... Türkiyedeki ilk özel bilmem ne olacakmış... Malzeme temin edilemeyince Hazirana kalmış tadilat !!! Telefondaki oğlan ballandıra ballandıra bana yenilikleri anlatıyor... Ben abondane olmadan ürün alıp çıkma derdinde... Pilot olacakmış bizim Migros... Hayırlısı... Atlantik uçuşları görür inşallah !!

Bu haftasonu taze sevgililer damladı Çeşmeye... Her yerde el ele ehi ehiii modunda sevgilimle tatile çıktık halleri !

Sevgilisiz bir kadın olarak gözüm yok ! Hele taze 40lık olarak yarı yaşımdakilerin tazecik heyecanlarını kıskandığım hiiiç yoook ama gel gör adamı bayıyolar !!!
Gazete alalım mıııı? Almayalım mıııı ??? Arkanda 5 kişi varken gazete standının önünde bu kararsızlık ?!?!
Başbakanım bunlar daha gazete almaya karar veremediler sonra hangi gazete alınacak kararı vs. Sen bunlardan 3 çocuk filan bekleme... Bunlar sevişelim mi sevişmeyelim mi diye sorarken birak tatillerini hayatları geçecek !!!!

Aaaaa çekilin standın önünden... Nerde Cumhuriyeeet nerde??? Niye bu kadar yükseğe koyuyosunuz?!?! Bu yaştan sonra boyumuz mu uzayacak? Basketçimiyiz biiiiz?!?!

Kahve içmeden topluma karışmam tehlikeli mukadderaaat...

Okusakta okuma yazma bilmeyen toplumuz...
Otoparkın girişinden çıkmaya, çıkıştan girmeye kalkanlar !!!
Beyniniz mi sulandı? Sabah sabah hava o kadarda sıcak değil ama?!?!
Laf söyleyincede bakıyolar bön bön !!! Çıkıştan giriyosuuuuuun ?!?!?!

Geçen gün beyaz bir cipcik tarafından otoparkta mahsur kaldım! İşaret ve işaretçi okuması yok bizim memlekette ama insan sadece geri çıkılacak bir park alanında başka bir arabanın arkasına park eder mi?!?!

Tadilat sebebiyle anans çalışmıyor ! Amcam öğlen yemeği sofrasına oturmuş ekmek bekliyor ! Arkamda İzmir Barosu amblemli beyaz bir cip !!! Avukat olmuş ama...

Sinyalsiz dönenler, şeritlerini bilmeyenler...
Sadece geceleri eğlence mekanlarımızda eğlence yok ! Bir Migros bir raundabout bile eğlence yeri olabiliyor !!!

Sinyal vermeyi öğrenip, gezete alıp almama kararını tatile çıkmadan önce vermenizi, park ettiğiniz yere bi bakmanızı rica ediyorum...

Çok mu şey rica ediyorum?
Çeşme 2M Migros bile pilot olmuş ben niye olmim kahveli kahvesiz uçarım üstünüze diyorum... :p

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Ülkeler arası alem...

Kilometrelerce öteden gece alemi yapılmaz mı diyorsunuz? Çok yanılıyorsunuz...
Geçen akşam ben ve Gozgoz birimiz Samsun'da ötekimiz Frankfurt'da öyle böyle değil alem yaptık! Ama ne alem! 

Cuma gecesi katıldığım yemekten geceyarısı civarı döndükten sonra  yatmadan önce kendimi bir kez daha zehirlemek üzere Çiftlik caddesine bakan balkonumuza çıktım...

Bir elimde I padim diğer elimde sigaram gece keyfi yaparken bir takım bağrışlar-çağrışlar oldu... 
İlk başta sarhoştur sarhoş diye iplemediğim bağrışlar artınca bir anda tipik bir Türk (Türkiyeli mi demeli acaba) olarak ilgimi çekmeyi başardı...
Anam o nee cadde üzerindeki bütün binaların pencereleri insan dolu! 
Algıda da bu kadar seçicilik yapılmazki kardeşim! 
Sarhoştur sarhoş diye iplemediğim olay meğersem nefis bir kavgaymış ve ben başını kaçırmışım!!!

İçkili olduğunu tahmin ettiğim bir adam, karşı köşedeki binanın önünde bir şeyler parçalıyor! 
Yoldan geçenler, camlardan çıkanlar pür dikkat izliyor...
Bende aldım elime I padimi ve olayı fotoğraflamaya başladım! Ve Samsunlu eş-dosta facebook üzerinden canlı yayın yapmaya başladım...

Flaş falaş falaş ! Çiftlikte olay! Olay yerinden sıcak görüntüler!!!

Dırınınııııım...
Uzağı yakın eden teknolojinin gözünü seveyim!
İş için Frankfurtlarda olan Gozgozum memleket hasreti içinde feycini açmış uyumadan önce uzaaaakta bıraktığı ailesinin -eşin dostunun sayfalarında dolanırkeeeen benimle aleme düştü ama ne aleeeem!!! 

Adamın önünde bir şeyler parçaladığı bina Gozgozların eviydi... Ve sıcağı sıcağına çekip yayınladığım fotoğraftan annesini gördü ve aşağıdaki mesajlaşma başladı fotoğrafın altında;

-Ozy camdaki annem mi?
-Yeeees...
Olayın başını kaçırdım ya... meraktan çatlıyorum! Gozgozun annesi belki bliyordur diye;
-Anneni arasana ne olmuş?
-Uyuyordur yazık heyecan yapar şimdi :) Bi de sen nerden gördün taaa Frankfurttan der onu açıklamak daha zor :)))))

Laaan... meraktan ölüyoooom! Sanki ege şehriymişiz gibi ekilmiş yan apartmanın önündeki palmiye görüntümü kesiyooo tam göremiyorum zaaaati !!! Adam hala bişeyleri parçalıyo... Nani naniiii ahanda polisde geliyoooo... Yaw Gozgozum annen uyanık yaaa walla... I padin zoomu bu kadarcık yoksam ben anneni daha net çekerdim ama...

-Yok yok annen uyanık camda!!!
Aaa camdan walla yaaa... Annen direk karşıdan görüyo olayı yaaa... uff-puuuf... Bu mesajdan sonra Gozgoz'dan ses kesildi... Polisler geldiği için I padi bırakıp polislerin koşturmasını izlemeye başladım... İlerden birilerini yakaladılar arabaya bindirdiler, sonra ambülans geldi... Lanet palmiyeye söve söve I padimi açtım kiiiii, Gozgoz gece yarısı meraklı arkadaşına uymuş Frankfurtlardan annesini arayarak kadını şaşkın ederek hikayeyi öğrenmiş ve bana yazmış!!!

Samsun-Frankfurt ortak dedektiflik çalışmasıyla kedinin meraktan öldüğünü bilmeme rağmen merakımı tatmin etmiş olduk! :))

Kokoreççiymiş adam! Karısına serum bağlamışlar...vs...
Ancak benim yüzümden Gozgoz annesine durumu nasıl bildiğini anlatırken baya bi zorlanmış... Gecenin bir vakti kadıncağız töbe töbeee olayamı şaşayım, oğlumun ortaokul arkadaşının merakından dolayı gecenin bir vakti oğlumla konuşmamı sevineyim bilemedim demiş... :)))

Gözünü sevdiğimin teknolocisiiii beaaaa... Adamla İstanbul'da buluşamazken Samsun-Frankfurt hattında facebook sayesinde buluşup gece gece olay bile çözdük!

Efenim benimle arakdaş olmaya devam ediniz... Benimle her an her yerden her türlü alemlere akmanız mümkün ve ihtimal... ;)))


22 Nisan 2013 Pazartesi

Macerasız uçmam abi!

Bu yaz Çeşmeye Bodrum da devremülkçü olmakta eklendi...
Geçen hafta ilk devremiz için uçtuk Bodrum'a... ben iş-güç sebepleriyle 3 gün kalabildim... 23 Nisan dolayısıyla bilet fiyatları tavan yaptığından cumartesi günü Atlas jetle döndüm... Ve bu yazının konusunu oluşturan olaylar meydana geldi :)

Atlas Jet'in Bodrum servisi ücretsizmiş!!! Tanrım biz Çeşmeliler Bodrumlulardan daha mı zenginiz yoksa daha mı enayiyiz???

Adnan Menderes Havalimanından Çeşmeye Pegasus' un servisi geçen sene hizmete girdi ve 25 lira... 

Bodrumda Havaş 10 lira Atlas ın servisi ise ücretsiz... !!!

Her neyse efem, Turgut Reisten servise bindim ve önce Bodrum'a  ordan havalimanına doğru yola koyulduk... 
Arkada oturan bir hatunun sesli konuşması sayesinde Atlas jet'in servisinde telefonla kısa konuşma kuralı olduğunu öğrendik! Bravooo!!! Darısı tüm servislerin, toplu ulaşım araçlarının başına!

Hatunun evini bok basmış efem! İstanbul'dan bok temizlemeye gelmiş!!! 
Hiç utanması-rahatsız olması olmadan şöförün ikazlarına rağmen bağıra çağıra ballandıra ballandıra hatunun evini bok bastığını ve nasıl temizlediğini tam 3 kere dinledik!!!

Yan tarafımda oturan bey hatunun her bok diyişinde kusacakmış gibi olması arada ayağa kalkkıp hatuna ters ters bakması da boklu yolculuğumuzu etkilemedi!!! 

Yahu insan kanalizasyon der algun der... Yok kadın üstüne basa basa bağıra bağıra bokta boook dedi durdu !!! 

Neyse efendim havalimanına geldik valizi verdim, salona girdim karnımı doyurup bir biracık içeyim dedim... Ben yerken içerken vakit geldi, yerim arkalarda diye 2. otobüsle uçağa gitmeyi uygun buldum... Otobüse bindik bekle allah bekle otobüs kalkmıyor... Ulan 2. birayı yarılamadan neden kalktım yahu bari biramı bitirip kalksaydım bak bekliyoruz derken 3 kişi panik içinde bindi otobüse... İş adamı görünümünde bir adam, güzel kumral bir kız ve koruma olduğu belli bir adam... 

İş adamı kılıklı olan baya içmiş... Otobüs miiis gibi alkol kokusuyla doldu sayesinde...

Uçağa geldik hooop atladım otobüsten hemen cam kenarı koltuğuma çöktüm... Çökmemle yırtık jeanli, gözlüklü biraz çıgın vari kıpır kıpır genç bir delikanlı yanıma oturdu... Oturdu ama oğlan ilk defamı uçağa biniyo manyakmıdır bi tuhaflık var oğlanda... pek hareketli pek bi kendi kendine konuşan... 

Yanımdakine takmayayım diye Atlas Jet'in dergisini alıp okumaya başladım ki arka tarafta münakaşa koptu... 

Düdük iş adamı bey doğal olarak sona kalmış uçağa binerken yerine yerleşmeye çalışanlara burassıııı dolmuuşmuuu ilerleyin diye dayılanıyor...

Adama hoop sen nediyosun birader diyenlerin arasında Suat Suna'da var... Ve geeel geeel diye adama girişmeye hazır... 

Bu kargaşa esnasında yanımdaki oğlan kafayı koltuk altına sokma telaşında... Bir yandan da telefonla konuşuyo... 

Tam bizim koltuğun sırasında bildiğiniz yumruklu mumluklu kavga çıkmak üzere! Ben korkup sinmezken yanımdaki çıtır oğlanın yerlere eğilmesi tuhaf geliyor bana! Ulan diyorum olay yumruklaşmaya giderse bu salak yüzünden yerimden çıkamam çıkamadığım gibi 2 tanede bana çakarlar!!!  

Kalksana yerdeeeeeen diye dürtüyorum oğlanı... Oğlan şşşş yapıyor bana!
Allahım dünyanın en ödlek herifi yanıma düştü!!!!
Neyse hostesler geldi... Adamı ayrı tuttular Suat Sunayı ayrı, bizim sıradan bir adamı ayrı... Yanında yenge var içmiş hadi diyip adamı yerine uğurladılar...

O sırada arkamdan tanıdık bir ses ' bunlar yüzünden içkiyi yasaklıyolar' diye çemkirmeye başladı!!! Amanııın bu boklu hatuuuun!!!! Umarım yanındakine boklu hikayesini anlatmaaaaaaz!!! Ooo nooo 4. defa tüm uçuş boyunca dinleyemem!!!

Ben arkamdaki hatun konuşmasın diye dua ederken kalkışa geçtik geçtik ama oğlan telefonla konuşuyooo!!!
Yasak kapa diyorum... Bana el işaretleri yapıyo... Oğlum manyakmısın nesin yaaaa... Allahım düşeceeez!!! 

Tam tekerler yerden kalkıyodu telefonu kapadı ve kulağıma eğilip ben sivilim dedi!
O kadar içmedim dedim... 1şişe artı 2. şişeden 3 yudum... 
Eğildi kulağıma anlatıcam dedi ve hooop kalkıp arka tarafa gitti... 
Evladım daha kemer ikaz ışıkları sönmedi...
Tanrım bunca senedir yurt içi yurt dışı uçarım bi kere manyağa rastlamadım bu sefer hastaneden kaçanamı denk düşürdün...???

Baş koltukta oturan kadın döndü ne iş bu dedi...
Ah bilsem dedim... Sivilim diyo ama... Ve kahkaha patlattım! :)))

Çocuk geldikten sonra baş taraftaki teyze benden meraklı çıktı ve başladılar oğlanla muhabbete... Ben oğlanı delüü bu delüüü diye adlandırdığımdan takmadığım için hiiç oralı olmadım muhabbete ancak teyze inatla bana kaş-göz işareti yapınca elimden dergiyi bıraktım ve neymiiiş neyymiiiiiş diye muhabbete maydanoz oldum! :)

Sarhoş amcayı 8 aydır takip ediyolarmış... Uçakta 3 sivil varmış... Adamın yanındaki kız da onlardanmış... Adam kaçakçıymış...Bu gece enseleyeceklermiş amcayı... Uçağa bindiklerinde olay tam bizim koltuğun orda çıkınca tanınmamak için kendisini yere atmış... Kabin ekibi biliyormuş bunları, olay büyüse buyrun yakalayın beyi deseler 8 aylık emek boşa gidermiş miş... 

Hööö? Leeeyn o kadar dicide polisiye ajan dizisi izliyorum hiç böyle kendisini ele veren görmedim!
Tanrım ben 1 bira içtim yaaa halisülasyonmu görüyorum nedir? 
Uçakta kamera şakası mı var???
Adam anlatıyo olayı...
Heee heee diye dinliyorum ama yok beaaa gerçek olsa adam kendini ele verir mi yaaaa oluyorum... Belki adamın adamıyız? Nasıl güveniyoda anlatıyo??? 
Mesajlaşıyo, arkaya gidiyo geliyo... 
O yokken baştaki teyze yan koltukta oturan kocasının kulağına fısıldıyo herşeyi...
Allahım söz bidaha uçuştan önce bira içmicem!!! 
Allam yaaa... Ayşe Arman'la yapılan Adana portakal festivali röportajını okim ben boş verim bunları... 

Dergiye gömülmüşken dönüp bana seni tanıyorum ben demesin mi?
Hööö?
Benim kaçakçılar masasıyla işim olmaz dedim... Benzettin herhalde...
Yok yok dedi tanıyorum seni...
2005ten beri ilk defa Bodruma geldim dedim... Burdan tanıman zor ya İstanbuldan ya Çeşmeden... dedim veee geçen yaz Alaçatıda görevliydim demesin miiii???
Sahil bölgelerinde polisi değiştirirlermiş tanınmasın diye...
Dedim ben Alaçatıya çok gitmem... eş dost geldiğinde onların hatrına akşamları ama her cumartesi pazarına giderim ve pazarında da polislik bi durumum olmas yani... 
Yok dedi tanıyorum seni...
Allahım çattık! Alaçatıda oturan biri değil geçici görevle gelmiş bir sivil polis tanıyo beni!!!
Çeşme limanından bir polis olsa Sakıza sık gidip geldiğimden amenna dicem... 
İstediğim gibi Mojito yapmadıklarından iğrenç mojitolara 30 kağıt aldıklarından her seferinde ayayorgi mekanlarından bardak yürütmem yüzünden kleptomanlık masası tanır beni :pppp ama kaçakçılık masasından bir sivil polis ve ben??? 

Oooo tanrım! Sivil polis tanıyo beni!!!
Söz bi daha uçuş öncesi bira mira yok!!! 
Şaka mı leeyn bu? Çocuğa manyak dedim, deli dedim adam görevli polis çıktı!!! 
İyi terslemedim çocuğu! Yapardım... Öyle yanımda huysuz yolcu olursa terslerim... Bak tersleseydim benide... :))

Neyse çocuk muhabbetli çıktı... Biz öndeki kaçakçıyı unuttuk baştaki teyze ben çocuğun özel yaşamına sardık... Evliymiş, bir oğlu varmış... Bu iş çok zormuş... şunu takip edeceksin dediklerinde eşini çocuğunu bırakıp aylarca o adamın peşinde geziyolarmış mış...

Alçalmaya başladığımız sırada sarhoş kaçakçının öğürmeleriyle tüm uçak noluyooo leeeyn oldu!!!

Amca nassı içtiyse mide uçuş sırasında iyice çalkalandı demek... Tekerler yere değerken adamdan boğulma sesleri gelmeye başladı... Koruması yarı havada yarı yerdeyken fırladı ve amcaya kağıt torba tutmaya başladı... Bizler kemerlerin izin verdiği şekilde koltuklardan doğrulup noluyo diye seyire başladık... Bu sırada yanımdaki sivil açtı telefonunu info vermeye başladı yerdekilere... Bana kızma ama beni gördü galiba diye üstüne dert yanıyodu... Arkamdaki boklu hatun bunun telefonla konuştuğunu fark edince yere inmiş olsakta 'aaaaaaaaaaaaaa düşüceeez düşüüceez senin yüzünden ölücez' diye cırlamaya başlamasın mı???? 

Benim sinirler bozuldu nasıl gülüyorum... Bir yandan da bana carlıyor 2 çocuğum var benim düşersek kavuşamam diye... Gülmekten söyleyemiyoru ki zaten yerdeyiz... Apronda hareket halindeyiz... nereye düşücez??? 

Bunlar olurken hostesler oksijen tüpüyle geldiler ve amcaya oksijen vermeye başladılar...

İlk defa uçakta doktor veya hemşire anonsu duydum... Bu arada hosteslerin amcaya oksijen verirken gülmelerini ayıpladım... Amca sorhoş bir kaçakçıda olsa ordaki hali komikte olsa profesyonel davranıp kıkırdamamaları gerekiyordu...

Aprona acil park yapmak zorunda kaldık... Pilotumuz ambülans gelecek lütfen sabırlı olun vs. dedi...

Bunlar olurken arka koltuk sivilin telefon görüşmelerinden delirmişti, sivil telefonu kapatıp ben polisim demek zorunda kaldı...
Arkadaki hatunlardan biri bende emniyet müdürü eşiyim, tamam evladım diye muhabbete başladıklarında Cem Yılmaz'ın doktor skeçi geldi aklıma... Benim kaynımgildede var problem bilmemne kullanıyo iyi geliyo diye bir skeçi vardır hani... :))))

Emekli Emniyet müdürü eşi bu gece hepimiz ifşa oluyoduk desene diyince çocuğa ben yine koptum!!! Ulan kocan emniyet müdürüymüş... Kocan burda olsa neyse!!! 

Kadın çocuğa akıllar vermeye başladı... Elden kaçmak için kurtulmak için hasta numarası yapmasın dikkat edin diye...

Hay allahım bir anda herkes polis oldu, ajan oldu!!!
Bende fikir versemiydim acaba çocuğa???
Her neyse ambülans gelmeden bizi boşaltılar... Amca yakalandımı bilmiyorum...
Bir kaç fotoğraf çekmek istedim yolculuk sırasında ama sivilcik izin vermedi... Ulan uçaktaki herkes ne ne kim kim öğrendi benim facebook twitter takipçilerimin ne günahı var dedim cıııs yaptı... Heee dedim kimlik mimlik sormadık buna ama gerçekten polisss bu galiba... :)))

Apronun en mümkün yerine acil park yaptığımız için otobüsle baya dolanmak zorunda kaldık... Bir daha görmemin imkansız olacağı hangarların arkasından geçtik... Benim için çok zevkli oldu terminale gidene kadar yaptığımız yolculuk ancak boklu teyzeyle aynı otobüse düştüğümden onun söylenmelerini dinlemek zorunda kaldım!!! Otobüsten inerken teyzeyi boklara batıra çıkara boğduğumu hayal ediyodum... 

;)